31.Bölüm
31. BÖLÜM
-Yakıyn sıfatı, olgun bir şeyhtir; güzel, gerçek sanılar da onun müritleridir. Ayrı-ayrı
dereceleri var, bunların. Sanı, doğruya yakın sanı, doğruya daha da yakın sanı; böylece gider işte. Sanı, ne
kadar artık olursa inanca o kadar yakındır, yalandan-yalanlamadan o kadar uzak. "Abû-Bekr'in inancı
tartılsa." Bütün doğru sanılar, inançtan süt emerler de gelişirler. Bu süt emme, büyüyüp gelişmede bilgiyle,
işle sanının artmasına işarettir; böylece herbir sanı, inanç olur, inançta tümden yok olur-gider; çünkü inanç
haline geldi mi, sanı kalmaz. Şu bedenler dünyasında görünen şeyhlerle müritler, o inanç şeyhiyle
müritlerinin şekilleridir. Delili de şu: Bu görünen şekiller, zamandan zamana, yüzyıldan yüzyıla değişirler;
fakat inanç şeyhiyle çocukları sayılan doğru sanılar, devirler geçer, yüzyıllar aşar da gene dünyada,
değişmeden dururlar. Yanıltıcı, azdırıcı, yalanlayıcı sanılar da inanç şeyhinin sürgünleridir. Hergün ondan,
biraz daha uzaklaşırlar; hergün biraz daha alçalırlar; çünkü hergün, o kötü sanıyı çoğaltmaya, geliştirmeye
uğraşırlar. "Gönüllerinde sayrılık var da Tanrı, sayrılıklarını arttırır onların." Deve sahipleri hurma yer,
develer de tiken yer. Ulu Tanrı demiştir: "Bakmazlar mı deveye?" "Ancak tövbe eden, inanan, iyi işte
bulunan başka"; "Tanrı onların kötülüklerini iyiliklere döndürür." Sanıyı bozup kötüleştirmek için uğraşmaya
koyuldu mu, o anda sanıyı düzene sokmaya kuvvet olur bu uğraşma. Bu, şuna benzer hani: Bilgin bir hırsız
tövbe eder de polis olur. Hırsızken hırsızlık, yankesicilik için çalışıp uğraşması, artık adalette bulunmasına,
ihsanda bulunmasına bir kuvvet olur. Önce hırsız olmayan öbür polislerden de üstündür. Çünkü hırsızlıkta
bulunmuş olan bu polis, hırsızların yolunu-yordamını bilir, hırsızların halleri kapalı-örtülü kalmaz ona. Bu
çeşit adam, şeyh olursa pek olgun olur, dünyada kılavuz kesilir, zamanın Mehdî' si olur.
Yorumlar
Yorum Gönder